KÖK MAAŞIN KÖKÜ! Eskiden kök maaş diye bir ayrımcılık yoktu.
Eskiden zaten hiç bir şey yoktu!..
Biz bile yoktuk!..
Canım Türkiyem'de her şey 2002'den sonra oldu!..
Nasip o zamanaymış ki ancak o vakit hidayete erebildik, aydınlanabildik ülke olarak!..
Ne diyelim, buna da şükür!..
Gazeteci emeklisiyim.
Bartın'ın gazetecilikten, yani gazeteci sigortasından emekli olan ilk gazetecisiyim.
Kök maaşım 10 bin 200 lira.
15.75 enflasyon zammıyla oldu 11.800 lira.
Hazineye 700 lira daha borcum var.
Onu da bi sonraki enflasyon pardon TÜİK zammıyla ödeyebilirsem 12 bin 500'ün üzerine ancak 6 ay sonra çıkabileceğim.
Bu arada fiyatlar gerilemediği gibi artıyor.
Ve benimle aynı durumda olan 4 milyon civarında insan evladı var memlekette.
Kök maaşı 5-6-7-8-9 bin lira olup da benden daha kötüleri de var.
Daha da kötüsü 12 bin 500 liranın yanına bile yaklaşamayan, bu rakama uzaktan bakan dul ve yetimler var.
Onları da sayarsak 5-6 milyon kişi TÜİK'e göre yüzde 44 bizim hissiyatımıza göre yüzde 100 enflasyon olan bir ortamda adına en düşük emekli maaşı denilen 12 bin 500 lirayı geçecek bir zam alamıyor.
Üstelik Türk-İş'in aralık ayı araştırmasına göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 21 bin, yoksulluk sınırı da 68 bin lira olduğu halde.
Vatandaşı enflasyona ezdirmiyoruz diyorlar ya bu kadar insan zam almayarak enflasyona ezilmemiş mi oluyor?
Bu nasıl bir hesap Allah aşkına?
Şimdi soru şu;
Bu kadar insan ne yiyecek?
El cevap;
Tabii ki kök maaşın kökünü yiyecek!!!
Dolayısıyla biz artık ölü sayılırız.
Zaten bize zam yapılmadığına göre ölü sayılmaktayız demektir!..
Allah taksiratımızı affetsin!...